Forum Türkiye,Video,Oyun,Program,Sohbet,Film,Resim

Go Back   Forum Türkiye,Video,Oyun,Program,Sohbet,Film,Resim > Aşk & Sevgi > Yaşanmış Gerçek Hikayeler

Yaşanmış Gerçek Hikayeler Yaşadıgınız veya duydugunuz gerçek aşk hikayeleri...


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25 Mart 2011, 17:06
ÇerkezBeyi
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart çirkin postacı :(

Dünyanın bana zindan olduğu günlerdi. Sanırım
birkaç defasında da
evden ağlayarak dışarı çıkmıştım... Hayatım
kararmıştı da bir ışık
bekliyordum sanki ama yoktu. İşte böyle
düşündüğüm günlerde
daire kapıma sıkıştırılmış bir Mektup buldum.
Hayretle baktım
üzerinde göndericisi yazmayan zarfa. Sonra odama
girip açtım...


"Acıları paylaşmak insanların vazifesidir"
diyordu. "Senin geçtiğin
sokakta ben de vardım. Ama bir sokakta ya ben
olmamalıydım
veya paylaşılmamış acılarını içinde gezdiren bir
insan!..."


Mektubun sonunda da isim yazmıyordu. Peki kimdi Kaynakwh webhatti.com:
bu?
Kimdi, neden yazmıştı bu notu ve neden bana
yazmıştı?
Aslında hoş sözlerdi...Ve aslında bir mektuba da
deliler gibi
ihtiyacım vardı. Acaba dediğini yapacak mıydı,
yazacak mıydı
her gün?.. Bunu zaman gösterecekti. İlk gün
kafam karıştı.
Hem kendi problemlerimi hem dün gelen mektubu,
hem de
yeni mektupların gelip gelmeyeceğini
düşünüyordum. Sonraki gün
posta kutumda beyaz bir zarf buldum. Kalbimin
çarptığını hissettim...
Yazı aynıydı, odama girip okumaya başladım
mektubu.

Bu inanılmazdı.. Bir bardak su içercesine
bitiverdi mektup.
Doymadım! Bir bardak su daha almış gibi kendime
ve
susuzluğumu kandırır gibi yeniden okudum altı
sayfayı...
Sanki tanıyordu beni, sanki yıllardır
dertleşiyordum onunla...
Altıncı sayfanın sonunda diyordu ki; "Yarın yine
yazacağım..."
Yarın yine yazdı, öbür gün yine..Ve sonraki
günler yine yazdı...

Her mektubunun sonunda, yarın yine yazacağına
ait not vardı
ve her gün de dediğini yapıyordu. Her gün
işyerinden dönerken
kalbim çarpıyordu heyecanla... Her gün
görüyordum posta kutumun
bugün de boş olmadığını ve gariptir; artık
yapayalnız olmadığımı,
kalbimin boş olmadığını hissediyordum. Bu
mektuplar yüreğime
giriyor sıkıntılarımı eritiyor ve beni yarınlara
doğru itiyordu.
Zannediyordum ki; bunlar olmadan yaşayamayacağım.
Öylesine alışmıştım ki onlara, olmasalar sanki
nefes alamayacağım!...
Vakit buldukça oturup eski mektupları bile
yeniden okuyordum.
Zaman geçti ve zamanla beraber sıkıntılarımda
geçti.
O günlerden geriye sadece eski mektuplar kaldı.
Bir gün içimde
karşı koyamadığım bir merak peydahlandı; kimdi
bu?
Nasıl biriydi? Onunla ilgili her şeyi merak
etmeye başladım.
O her gün yazıyordu ve nasılsa her gün yazmaya
devam edecekti.
Bundan emin olduğum için de, yazılarında
anlattıklarından çok
nasıl bir kalemle yazdığına, neden bu kağıdı
seçtiğine, yazı stiline
aklımı takmaya başladım... Yazıları öylesine
deva olmuştu ki bana,
onunla ilgili her şey de mükemmel olmalıydı. Ama
her şey...

O gün evde kalmıştım. Kahvaltı yapmış ve bu
harika mektupların
en azından nasıl birisi tarafından getirildiğini
görmeyi koymuştum
kafama... Öğle vaktine doğru sokağa giren
postacıyı gördüm.
Koşarak aşağı indim. Mektubumu kutuya
bırakmıştı, eli henüz
havadaydı...Göz göze geldik. Aman Allahım...
Aman Allahım,
bu ne kadar çirkin bir adamdı böyle! Dondum
kaldım... O da başını
eğdi döndü ve gitti. Orda öylesine bekliyordum
şimdi...
Kutuyu açıp mektubu bile alamıyordum. Bunca
zaman, bunca
güzel bir mektubu, bu kadar çirkin biri mi
taşımıştı? O öptüğüm,
kokladığım, göğsüme bastırdığım, yastığımın
üzerine koyduğum
mektuplarıma benden önce bu adamın mı eli
değmişti?
Saçmaladığımı biliyordum ama böylesine güzel
duygularıma
bu çirkin yaratık karıştı diye az önce getirdiği
zarfı alamıyordum.
Kapıyı açtım, dışarı çıkıp bir adım attım.
Çoktan gitmişti. Neye olduğunu bilmiyordum ama
çok kızgındım. Zarfa dokunmadan çıktım yukarıya.
Odama girdim, eski mektuplarıma baktım.
Biliyordum, onlar benim
en zor günlerimle bugünüm arasında köprü
olmuşlardı, ama onlara da dokunamadım. Bu
güzelliğe bu çirkinliği yakıştıramıyordum!

Ertesi gün iş dönüşü baktım ki, kutuda hâlâ o Kaynakwh webhatti.com:
aynı kirli mektup var!
Almadım. Sonraki gün baktım; aynı mektup yine
yapayalnız beklemekte.
Bir kaç gün sonra ise kutuya bile dönüp
bakmamaya başladım...
Altı yedi hafta sonra dünya yine karanlık
gelmeye başladı bana.
Bir dosta, bir morale ölürcesine ihtiyaç duymaya
başladım...
Her şey çok ağırlaşmıştı yeniden. Uyku bile
uyuyamıyordum.
Mektup aklıma geldiğinde gece yarısını
geçiyordu. Tereddüt
bile etmeden aşağı indim, kutumu açtım ve
mektubu aldım.

Bir saat içinde üç defa okumuş, özlemiş olarak
göğsüme bastırmış
ve uzun zamandır ilk defa böylesine huzur içinde
uyuyabilmiştim.
Bunlar benim ilacımdı biliyordum. En çok o gün
merak etmiştim,
bir daha ne zaman yeni bir mektup geleceğini...
Ve o akşam gözlerime inanamadım; kutumda mektup
vardı. Yazı aynıydı, zarfta yine isim
yoktu. Üstelik bunda postanenin damgası da
yoktu...


Açtım zarfı;içindeki kısacık mektupta şunlar
yazıyordu;
"Sana gelmiş bir mektubu kırk sekiz gün
okumamakla ne kazandığını
bilmiyorum... Ama artık benim sana yazmaya
vaktim olmayacak.
Çünkü tayinim çıktı ve bugün başka bir şehre
gidiyorum. Hoşçakal!

Çirkin Postacı..."


Donmuş kalmıştım şimdi... Derin bir pişmanlık
düğümlendi boğazıma,
hıçkırarak eve girdim. Çantamı açtım;
tarakların,rujların ve diğer
karışıklığın arasında bulduğum mavi göz
kalemiyle, bir kağıda;
"Lütfen bana tekrar yaz" yazıp posta kutuma
koydum.

Bir daha hiç kilitlemediğim kutuda,
aynı notum iki yıldır yapayalnız bekliyor...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
GOOGLE REKLAMLARI
  #2  
Alt 16 Eylül 2011, 08:01
goodday
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Cevap: çirkin postacı :(

İkidir bu yazıya yorum yazayım diyorum her defasında bu çıkıyor.Yazmış olduğunuz Mesaj öngörülenden az karakter içeriyor. Öngörülem en az karakter 10 adettir. Herneyse yazdığın hikaye gerçek mi hayal kurguna mı ait çok üzüldüm ya yatıp kalkıp bunu düşünürüm artık nice hikayelerini okumak dileğiyle
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



.


vBulletin® Version 3.8.6 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.1 PL1 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306