Forum Türkiye,Video,Oyun,Program,Sohbet,Film,Resim

Go Back   Forum Türkiye,Video,Oyun,Program,Sohbet,Film,Resim > Genel > Tartışalım > Siyasal ve Tarihi Tartışmalar


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14 Nisan 2010, 23:04
Member
 
Üyelik tarihi: 21 Nisan 2012
Mesajlar: 85
Standart Ülkemizi Atalarımızdan Devraldığımız Gibi Bırakalım

Ülkemizi Atalarımızdan Devraldığımız Gibi Bırakalım


Bilindiği gibi dışarıda bize dost gibi görünen ülkelerin, aslında bize dost olmadıkları apaçık ortadadır.



Peki Neden?



Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir. Asya ve Avrupa kıtaları arasında ulaşım ve ticaret gibi birçok alanda köprü görevi görmektedir.



İstanbul ve Çanakkale Boğazlar'ına sahiptir. Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler, sıcak denizlere en kısa ve ekonomik yoldan ulaşabilmek için İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndan geçmek zorundadırlar.



Zengin petrol yataklarına sahip olan Doğu ve Ortadoğu ülkelerine yakın olmamız.



Stratejik yeraltı kaynaklarımızın oldukça zengin olması. Özellikle bu konuya değinmek istiyorum.


Dünyada tüketim çılgınlığı artmıştır ve ülkeler geçmişte ve gelecekte birtakım stratejik yeraltı kaynaklarına her zaman ihtiyaç duymuştur ve duyacaklardır.


Ülkemiz çok çeşitli maden varlığına özellikle de bor, toryum, uranyum krom ve altın gibi dünya üzerindeki en büyük rezervlere sahiptir. Ne yazık ki böyle bir zenginliğe sahip olmamız, ülkemiz ekonomisine katkı sağlayamamaktadır.



Bor


Ülkemiz, dünya bor rezervlerinin % 62'sine sahiptir. Bor piyasasında sadece Türkiye ve Amerika üreticidir. Türkiye ham bor ihracatında tek ülkedir. Bu maden çeşitli sanayilerde 250'ye yakın alanda kullanılmaktadır.
Geleceğin enerji hammaddesi olarak kullanılması planlanan hidrojenle birlikte kullanılmasının zorunlu ve alternatifsiz olması boru stratejik kılmaktadır. Er yada geç bor bir yakıt katkı maddesi olarak kullanılacaktır. Bu sebepten ötürüdür ki, bor stratejik bir madendir.



Toryum


Ülkemiz, toryum madeninin yaklaşık dörtte birine sahip ve rezervlerde en büyük birinci veya ikinci ülke olduğu varsayılmaktadır.
Geleceğin nükleer enerji hammaddesidir. Bugün uranyum ve plütonyum ile elde edilen nükleer enerji için gelecekte toryum kullanılması planlanmaktadır. Bu sebepten ötürüdür ki, toryum stratejik bir madendir.



Uranyum


Nükleer enerji üretiminin dünya enerji üretimi içindeki payı azalacak olmakla birlikte, dünya uranyum üretimi ve tüketimi arasında, üretim aleyhine bir fark oluşacaktır. Bu farkın kapatılması için yeni uranyum rezervlerine ihtiyaç olacaktır. Bu sebepten ötürüdür ki, uranyum stratejik bir madendir.



Krom


Türkiye, dünya krom rezervlerinde küçük bir paya sahip olmakla birlikte, önemli üretici ülkelerden biridir. Ayrıca krom savunma sanayi için vazgeçilmez bir kaynaktır. Bu sebepten ötürüdür ki, krom stratejik bir madendir.





Altın


Altın bugün en güvenilir yatırım ve rezerv aracıdır. Altın madenciliğinin beşiği olan Anadolu'da, bu madenin işletilmesi ekonomimize çok yüksek katkı sağlayacaktır. Bu sebepten ötürüdür ki, altın stratejik bir madendir.


Nitekim Türkiye Cumhuriyeti sahip olduğu değerleri, jeopolitik konumu, stratejik yeraltı kaynakları, tarihi ve gücü bakımından tüm dünya devletlerinin gözünü ayırmadığı ve tarih boyunca almayı istemekten vazgeçemediği çok büyük bir devlettir.


Bu güzel vatanımızı elimizden almak için yabancı ülkeler adeta çok gizli bir şebekede çalışıyormuş gibi, ülkemizle uzun yıllardır soğuk savaş içerisindedirler. Ülkemiz tam bir sorunun üstesinden gelmişken diğer bir yenisi ise daha farklı bir konumda oluşmaktadır.


Osmanlı Devleti'nin tarihte hiç yapmadığı bir olay nedeniyle bugün Avrupa devletleri ve Ermenistan tarafından Ermeni Soykırımı'yla suçlanmaktayız.


80’lerin ortasına doğru ülkemiz gelişmek için çaba sarfederken PKK terörü denilen eşkiya çetesi, yurdumuzun güneydoğusunda baş göstermiştir. GAP'iyle canlanacak ve kalkınacak olan bölgeye terör damgası vurulmuş yurdumuzun o bölgesi ise diğer Türkiye olarak adlandırılmıştır.


Ve yine emperyalist Amerika'nın istemiyle darbeye zemin hazırlandı. Ülke insanımız sağcı ve solcu olarak iki cepheye bölündü. İnsanlarımızın birbiriyle çatışması sağlandı. Kısacası ülke karıştırıldı. Sonra hafızalardan silinmeyecek olan darbe yapıldı. Yapılan darbe sonucu çok insanlar kaybedildi.



Peki bot sesleriyle amaçlanan ne idi?


Hedef, düşünen, çalışan, zeki ve hak arayan, haksızlık karşısında tepkisini her daim korkmadan ve çekinmeden veren, haksızlığa ise asla tahammül edemeyen bir kuşağı, bir gençliği yok etmekti.
Ki görev ifa edildi. Bugünün Türkiye'sinde insanlar, artık haksızlıklara karşı tepkilerini göstermiyorlar ve olup bitenlerden bir haberler.


Tarih tekerrürden ibarettir ve yukarıdaki nedenlerden ötürüdür ki, bu ülkenin hiç bir zaman dostu olmayacaktır. Dünya varolduğu müddetçe, bu ülke enerji kaynakları ve jeopolitik konumundan dolayı her zaman paylaşılamayan ve cennetin yeryüzündeki tek adresi olacaktır.



AKP Hükümeti'nin Başarıları;



Bugün yeni doğan bir bebek, gözlerini açar açmaz, 7.370 TL borçlu olarak dünyaya gelmiş oluyor. Peki bu bebeklerin suçu ne?



Hükümet eşkiya Abdullah Öcalan'a sayın, şehitlerimize de kelle diyor. Devlete silah doğrultmuş eşkiyalarla muhatap olunuyor ve pazarlık ediliyor. Bunu ilk önce kürt sorunu, sonra kürt açılımı, daha sonrada demokratikleşme süreci adı altında alenen, milli birlik ve bütünlüğümüzü bozmak için elinden geleni yapıyorlar. Oysaki bu ülkede yaşayan vatandaşlarımız, hangi etnik kökene sahip olurlarsa olsun, onlar bizlerin, bizlerse onların birer candaşıdır. Bugün sadece Kürt değil, tüm etnik kökenli vatandaşlarımız, TBMM'de, TSK'da komutan yada silah arkadaşımız, yargı kurumlarında hakim, savcı yada avukat, futbolcu yada antrenör, sanat camiasında, okullarda öğretmen yada sıra arkadaşlarımız, işadamı yada esnaf olarak aramızdalar. Bu durumdan hiç kimse rahatsız değildir. Aksini düşünenleri de kınıyorum. Atalarımız Kurtuluş Savaş'ını beraber kazanmışlardır. Biz biliyoruz ki ülkenin varoluşunun adımları beraber atılmıştır ve gelecekte de başarılara beraber imzamızı atacağız. Etle tırnak gibiyiz ayrılamayız. Hesapta Kürt halkının bağımsızlığını savunan eşkiya çetesi, bizim, o bölgedeki kardeşlerimizi öldürmüşlerdir. Biliyoruz ki askerlik vazifesini yapan Kürt kardeşlerimizi de onlar şehit etmiştir. Yine biliyoruz ki onları, doğduğu ve büyüdüğü topraklarda hunharca öldürmüşlerdir. Kalanları da göçe zorlamışlardır. Aynı zamanda GAP'ine zarar vermiş, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan bir çok vadandaşımızı, onlar kurşuna dizmiştir. Burada sorun Kürtlerle değil PKK çetesiyledir. Sanki Kürtlerle aramızda bir sorun varmış gibi, bir sorun yaratan Başbakan'a bir anlam verememekle birlikte tüm bu olanları kabul edemiyorum. Peki soruyorum, bunca insan boşuna mı öldü yada boşunamı uvzuvlarını kaybetti. Hepsi bunun için miydi? O zaman bu vatansever insanlara şehit ve gazi ünvanları boşunamı verildi? Bunları kabullenmek çook zor. Örgüt yok edilmeli ve o bölgenin eğitim, sağlık ve ekonomi alanında kalkınması gerekir.



Mustafa Kemal Atatürk tam bağımsızlık için, ekonomik bağımsızlığın zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Ülkemiz ne yazık ki tam bağımsız değildir. Kamu kurum ve kuruluşları zarar ediyor bahanesiyle yabancılara peşkeş çekilmiştir. Borsamız yine yabancıların elindedir. Birde yabancılara karşı hızla toprak satışı başlatılmıştır. AKP Hükümeti'nden önce, her yerde işçi aranıyordu fakat şimdi 4 gençten 1'i işsiz. Ne garip değil mi?



İşsizlik çığ gibi arttı. Hükümetin, olmayan bir kürt sorununu mesele haline getireceğine tıkanan ekonomiyi canlandırma politikası yapması gerekir. Ben inanıyorum ki, Kürt sorunu yerine işsizlik sorunuyla bu kadar uğraşmış olsalardı, işsizlik bir hayli azalmıştı. İşsizlik fonundan devlete para aktarılıyor. Bir yılı aşkın işsizim. Devlet vergi almayı biliyor. Ama işsizler için ayrılmış fondan yararlanabilmemiz için saçma sapan koşullar ön görüyor. Ne yazık ki fondan yararlanamadım. Yazık.



Tarım ülkesinde artan mazot ve gübre fiyatları sayesinde çiftçilerimiz toprağına küstürüldü. Gün geçtikçe ekonominin kötüleşmesi bizi, üreten değil, tüketen bir toplum haline getirdi. Bu durum kapitalist ülkelerin işine yaradı. Nereye kadar tüketeceksin acaba? Nerede kaldı kalkınma?



Vergi alımları ve denetimleri hiç adil değil. Gerçi Vergi Denetim Kurumu'nu kim denetleyecek muamma?



Yargı taraflı ve çok ağır işliyor. Kendilerine gelince tıkır tıkır çalışıyor.



Yaşam koşulları zorlaştı ve ülkenin İMF'ye olan borcu 2008 sonu itibariyle 8 milyar 524 milyon dolar oldu. Hiç mi ödenmedi 7 yıldır yahu?



Ergenekon diye inanmadığım bir örgüt yaratıldı. Aydınlar, hükümete karşı olanlar, kısacası vatansever insanlar kanaatimce suçsuz yere yargılanıyor. Bugün onlar açısından çok güzel dönen bir çark var ve bu çarka çomak sokmak isteyenleri Ergenekon'a dahil ediyorlar. Her vatandaş gibi bende darbecilere karşıyım. Hükümette buna karşıdır. Lakin 1980 yılında darbe yapmış olan Ressam Kenan Evren hala hayatta ve hala Ergenekon'da yargılanmadı. Bu durumda aklıma bir soru geliyor. Acaba Darbe yapmak suç değil de, AKP'ye karşı yapmak mı suç oluyor. Nerede kaldı adalet?



Hükümet medyayı kendi bünyesinde kullanıyor. Medyada taraflı yayın görmekten gınahı geldi. Artık her televizyon kanalı sanki, aralarında bir sözleşme imzalamışlar gibisince TRT'in yaptığı taraflı yayının bir değişiğini yapıyorlar.







TRT 6 ile Anayasa ihlal edildi. Bu ülkenin resmi dili Türkçe'dir. Lakin hükümet devlet yayını olan TRT'de kürtçe yayın yapmaktadır. Bize öğretilen Tek Millet, Tek Vatan, Tek Dil, Tek Bayrak ve Tek Devlet. Şimdi nerede kaldı bunlar.



Yolsuzluklar arttı. Oysaki benim inandığım Allah, "Neyle gelirsen gel ama kul hakkıyla gelme" diye emretmiştir.


Yurdumuzu niye AB yönetiyor. Ülkemizi yönetsinler diye seçilen insanlar bu ülkeyi yönetmek için niye dışa bağlıdırlar ki.


Bugün ikamet ettiğim kentte ulaşım sorunu yok, hastaneler var ve doğalgaz hattı kapıma kadar geldi. Bunlar güzel. Peki ben ulaşım araçlarına binecek, hastane hizmetlerinden yararlanacak ve doğalgazdan yararlanacak parayı nereden bulacağım. Bunlar parası olanlar içindir.


1980 askeri harekatının yaratmış olduğu bu ürkek ve korkak olan yeni toplum, dalmış olduğu bu derin ve vahim uykudan ivedi olarak uyanması gerekmektedir. Öyleyse Kuvay-i Milliye ruhunun tekrar dirilmesi gerekmektedir. Halk gerçekleri ayırt edebilirse bunu yapabilecek güçtedir.


Sayın Pamukoğlu, oluşumunuzu tamamen destekliyorum. Tüm siyasi kuruluşları birileri finanse etmektedir. Lakin HEPAR'ı halk finanse ediyor. Bu çok önemli bir ayrıntıdır. Partiniz için cebinizden 1 lira çıkmadığını söylüyorsunuz. Bu doğru olabilir. Neticede kitle partisidir. Ben 24 yaşında ve işsizim. Samimi olarak yazıyorum, eğer bir gelirim olsa cebimdeki paranın yarısını partinize bağışlamazsam namerdim. Onurlu millet, başı dik bir millet ve tam bağımsız bir Türkiye için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.


Ve ben, bu topraklarda yaşayan tüm etnik kökenli, aynı yada farklı düşüncelere sahip olan tüm halkımızı yaşanabilir Türkiye için Hak ve Eşitlik Parti'sine davet ediyorum.


Bu arada Sayın Başbakan, fikir özgürlüğünü savunuyor. Bir vatandaş olarak, eğer benim yazdıklarımdan Başbakan haberdar olursa, bu bir fikir özgürlüğümü diyecektir yoksa, beni Ergenekon Davası'na mı dahil edecektir?


Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
GOOGLE REKLAMLARI
Yeni Konu aç Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



.


vBulletin® Version 3.8.6 ile güçlendirilmiştir.
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.1 PL1 ©2010, Crawlability, Inc.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306