![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
![]() Seni beklerken nice deli nehirler doğurdum ben...Sensiz nice sabahları katlettim ben...Sen sandığım yıllar devrildi üzerime...Yanıldım...Kanatıldım....Seni beklerken....Nice kelimeleri susturdum ben...Büyüdüm seni beklerken...Irmaklardan süzdüm geçmisimi...Sonra vurdum alnımdan tüm sözcüklerimi....Uykusuzluğumu uyandırdım kaç kez.. Kaç kez sen sandım “mimsiz karanlığı...Senin gülüşlerin diye kaç kez karların üzerine serdim ateşimi..Üşüdüm...Üşüdüm...Kaç kez sorgulandım Filistin sorgularında... Seni beklerken binlerce Yusuf'u kurtardım Züleyha'sından..Binlerce Leyla'yı Mecnun'suz akan ıslak vaveylâlarından...Sana kavuşmak için bin dua ekledim Esmâ vakti aydınlığa...Sana uzanmak için binlerce gömleği yırttım sonra da delice fırlattım Firavun gözlü karanlığa...Üstüme atıldı Yusuf'un kanlı gömleği...Kaç kez zan altında bırakıldı yetimliğim...Yüzümden yüzümü söktüm...Hiçliğim giydirildi üzerime.. Çünkü seni beklerken yağmurlarda eskittim yüzümü. Sen diye nice fırtınalara yatalak ettim.. Ağla ey yar ağla. Ağla ki gözünden akan her yaş sonsuzluğum olsun..Sonbaharın beşiğinde sallanırken uzat kirpiklerini uzat sızılarını..Kıvrılsın yanı başıma katransı acıların. Yoklasın şah damarımı Azrail…Vurulsun sonsuzluğun ipi boynuma. Sen uzaklarda sancıyla baş edemezken bana mutluluk reva olur mu sevgili.. Şimdi sana kavuşmuşken ağla sevgili. Ağla ki güller yağsın avuçlarımıza. Her yağmur damlası “ Elif “ diye yüzünü semaya kaldırıp sonbaharın geçmesini dilesin. Sonbahar demek sende sızı demek biliyorum.. Durma diyorum..Ağla..Ben ağlıyorum çünkü. Sonbahar sancılarında yanında olmadığım için küskün bulutlar gibi ağlıyorum..Ve akan gözyaşı boncuğuna duamı ekliyorum..Sende ağla şimdi..Kirpiklerinde tek bir gözyaşı kalmasın. Aksın ki; tenime inen her ıslak kirpiklerin küllendirsin içimdeki suskuları.. Sonra gülümse..Gülümse ki; yeni anlamlar yükle fakir ömrüme.. Sus...Tek bir söz etme!!! Bekle beni. Sana diyorum. Az bekle Tek bir gece bensiz acılara boyun eğme..Tek bir gözyaşı bensiz akmasın bozkır nehir yataklarına. Seni beklerken nice deli nehirler doğurdum ben...Sensiz nice sabahları katlettim ben...Sen sandığım yıllar devrildi üzerime...Yanıldım...Kanatıldım....Seni beklerken....Nice kelimeleri susturdum ben...Büyüdüm seni beklerken...Irmaklardan süzdüm geçmisimi...Sonra vurdum alnımdan tüm sözcüklerimi....Uykusuzluğumu uyandırdım kaç kez.. Kaç kez sen sandım “mimsiz karanlığı...Senin gülüşlerin diye kaç kez karların üzerine serdim ateşimi..Üşüdüm...Üşüdüm...Kaç kez sorgulandım Filistin sorgularında... Seni beklerken binlerce Yusuf'u kurtardım Züleyha'sından..Binlerce Leyla'yı Mecnun'suz akan ıslak vaveylâlarından...Sana kavuşmak için bin dua ekledim Esmâ vakti aydınlığa...Sana uzanmak için binlerce gömleği yırttım sonra da delice fırlattım Firavun gözlü karanlığa...Üstüme atıldı Yusuf'un kanlı gömleği...Kaç kez zan altında bırakıldı yetimliğim...Yüzümden yüzümü söktüm...Hiçliğim giydirildi üzerime..Karanlıklarıma doğdun. Baharlarıma doldun.. Dibine çekildiğim denizlerden çekip aldın beni...Tırmandığım ama bir türlü başaramadığım kuyulara saldın ellerini...Çıkardın beni.Kan çanağı gözlerime çaldım ay yüzünü..Büyüyor zannettiğim çocukluğuma götürdün beni .. Mavi bilyelerin arasında Rengarenk balonlarına Elif çiziverdin ellerinle.Oysa hiçbir zaman bilyelerim olmamıştı benim. Sadece rahmetli babamın elleriyle yaptığı tahta bir oyuncak...Kısaca sen geldin bahar gülümsedi yüzüme. Serin sularda yıkadın yetimliğimi...Yıkadığın yetimliğim ki; hep bozkırdı..bir o kadar çıplak...bir o kadar yalın ayak..Sevdanı giydirdin..Üzerimden çıkardın deli gömleğimi...Yaralarımı sardın baharlarınla...Acılarımı kabullendin...Onca sancın varken bir de benim acılarımı sahiplendin...Mühürledin beni bana....Baş göz ettin seni bana...Şimdi uzat ellerini. Kar yangınları içinde yanarım da üşütmem sonbahar ayazı ellerini. Sokul damarlarıma. Yanaş sıcak iklimlerime..Vaat edilmemiş olsa da Cennet yüzüme sen sığın limanlarıma. Bil ki; ölüm seni bende yakalasın… Sus...Tek bir söz etme … |
| GOOGLE REKLAMLARI |